Son Haberler
Arşiv: Canlı bir yer mi?!
Sadece dosyalar ve klasörlerden ibaret değil
David Muñoz Aristizábal tarafından
Bir arşiv – bu kelime akla toz, sessizlik ve kilitli rafları getirir. “Offener Prozess” arşivi ise bunun tam tersidir. Burası, büyüyen, değişen ve insanların da katkısıyla şekillenen canlı bir mekandır – uzun zamandır tamamlanmış bir proje olmaktan çıkmıştır!
Odak noktasında basit ama siyasi açıdan yüklü bir soru yer alıyor: Kimin hikâyeleri hatırlanıyor? Devlet arşivleri genellikle çoğunluk toplumunun bakış açısını yansıtıyor. Arşivimiz buna bilinçli olarak karşı çıkıyor: Resmi belgelerde marjinalleştirilmiş ya da basitçe unutulmuş insanların deneyimlerini topluyor: Aşırı sağcı ve ırkçı şiddetin mağdurları, direnişçi sesler, Doğu Almanya’daki göçmenlerin yaşam gerçekleri ve daha pek çok şey.
Canlı Arşiv nedir?
“Living Archive” – yani “canlı arşiv” – kavramı, geleneksel saklama modelinden kopuyor. Burada amaç, orijinalleri cam vitrinlerin arkasına koymak değil. Önemli olan süreçler, katılım ve geçmiş ile bugünün birbirleriyle nasıl diyalog kurduğu sorusudur.
Bizim için bunun anlamı şudur:
- Odak noktası: Topluluk. Arşiv, katılımla hayat bulur. İlgili topluluklar kendi tarihlerini kendileri yönetir ve belgeler.
- Çoklu ortam çeşitliliği: Arşiv, fiziksel nesnelerin yanı sıra dijital kayıtları, sosyal medya içeriklerini, sözlü tarih röportajlarını ve hatta sözlü aktarımlar gibi somutlaşmış bilgileri de kapsamaktadır.
- Bugün ve Gelecek: Tarih, bir kez ve sonsuza dek sabitlenmez; aksine, sürekli olarak yeniden yorumlanır ve eleştirel bir bakış açısıyla sorgulanır.
Bir fotoğraf, eski bir broşür, kaydedilmiş bir konuşma ya da hatta bir resim: Bunların hepsi, Canlı Arşiv’de resmi anı kültürüne karşı bir alternatifin oluşturulduğu yapı taşlarıdır – toplumumuz için heyecan verici bir öğrenme laboratuvarı.
Sen de Living Archive’a katılabilirsin!
Şu anda, NSU kompleksi, aşırı sağcı terör, ırkçılık ve özellikle de göçmenlerin ve direnişin damgasını vurduğu Doğu Almanya konularına odaklanan yoğun bir koleksiyon kampanyası yürütülüyor. Zira Doğu Almanya’nın göçmenlik geçmişi olmadığına dair efsane doğru değildir. Arşivimiz bunu kanıtlamayı amaçlamaktadır.
Aranan şey, göz alıcı müze parçaları değil, hikâyeler anlatan anılardır:
- Fotoğraflar, mektuplar, günlükler, kişisel gündelik eşyalar.
- El ilanları, afişler, atölye çalışmalarından veya hikâye anlatma etkinliklerinden alınan kayıtlar.
- Bu konularla ilgili bilimsel çalışmalar (örneğin, dönem ödevleri veya bitirme tezleri).
- Tanıklarla yapılan ve kaydedilmiş röportajlar (Sözlü Tarih).
Bunun için orijinalleri kalıcı olarak teslim etmen gerekmez – çoğu zaman bir fotoğraf ya da dijital tarama yeterlidir. Önemli olan, içlerinde barındırılan bilgidir.
Katılın! Arşiv, katılımcıların katkılarıyla hayat bulur. Bu konularla ilgili materyalleriniz varsa – ya da sadece arşivde neler olduğunu merak ediyorsanız – lütfen bizimle iletişime geçin ya da araştırma yapmak için uğrayın. Hoş geldiniz!



